www.mugla-turizm.gov.tr

Çine Vadisi 

Çine ve Eski Çine’yi geride bıraktığımızda ilginç bir vadiden geçiliyordu eskiden.. İçinden Çine çayının aktığı, çevresi rengarenk zambaklarla süslenmiş. Vadinin kaya yapısı da çok etkileyiciydi. Sanki, gökten taş yağmış da üst üste yığılmış gibiydi.  Bu güzel Vadi ve içinden akan Çine çayı mitolojideki Marsyas efsanesine konu olmuş. Efsane şöyle: Tanrıça Athena bu vadi içinden akan derenin kenarında dolaşıp kaval çalarken sudaki aksinde yanaklarının şişkin olduğunu görmüş. Aksini çirkin bulup fırlatıp atmış kavalı. Kavalı bulan Marsyas zamanla öyle güzel çalmaya başlamış ki, ünü her yeri sarmış. Müzikte kendisini rakipsiz gören Tanrı Apollon’a kafa tutar hale gelmiş. Apollon Marsyas’ı yarışmaya davet etmiş. Kral Midas ta hakem olmuş. Marsyas kavalı daha güzel çalmasına rağmen yenik ilan edilmiş, ama kıskançlığını yenemeyen Apollon Marsyas’ın derisini yüzdürmüş, Midas’ın kulaklarını eşek kulağına dönüştürmüş. Ama sonradan yaptığna pişman olup Marsyas’ın bedenini ırmak haline getirmiş. İşte antik adıyla Marsyas, bugünkü adıyla Çine çayı böyle oluşmuş.

Efsanelere de konu olmuş bu güzel vadi ve Çine çayı, yakında Çine baraj gölü altında kalacak. Bu güzel vadi boyunca döne kıvrıla ilerleyen, bütün güzellikleri görme imkanı sunan eski yol artık kullanılmıyor. Yeni yol, vadinin üstünden geçiyor ve gidişli gelişli ikişer şeritli bir otoban.

Eskiden yarım saat 45 dakika süren vadi geçişi şimdi 10 dakikaya düştü. Eski yolun ortasında kalan tarihi taş köprü de yakında sular altında kalacak. Turist otobüsleri köprüde mola vermeyecek. Satıcılar da olmayacak çevrede.

 
 
 
 

Önceki Sayfa

Yazdır

Başa Dön