www.mugla-turizm.gov.tr

Xanthos

Kalkan-Fethiye karayolunun 17. km’sinde Kınık içinden ve Eşen çayının kenarından sağa çıkan 500 m’lik yolla Xanthos ören yerine varılıyor.  Lykia birliğinin başkenti olan Xanthos’un kuruluşunun M.Ö. 1200’lere uzandığı sanılıyor. Bu tarihte Troya savaşına Lykialıların başlarında Xanthoslu komutan olduğu halde katıldıkları yazar..

Xanthos’luların savaşçı ve cesur bir halk olduğu söylenir. Tarihçi Heredot M.Ö. 545 savaşıyla ilgili şöyle yazar: “Pers ordusu başlarında komutanları olduğu halde Xanthos ovasına indiği zaman Xanthoslular bitmez tükenmez kuvvetlere karşı az sayı ile döğüştüler. Yiğitlikle nam saldılar ama yenildiler. Kadınları, çocukları, hazineyi ve köleleri kaleye doldurdular. Ateşe verdiler. Öyle ki yangın kaleyi yerle bir etti. Bundan sonra birbirlerine yeminle bağlanarak düşmana saldırdılar. Ve hepsi de savaşarak öldüler.”

Yangınlarla ve savaşlarla sık sık tahrip olan Xanthos’un her defasında büyük çabalarla yeniden yapıldığı biliniyor. Roma döneminde de Brutus’ün yerle bir ettiği Xanthos bu defa bir başka Romalı komutan Antonius tarafından onarılmış. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan Xanthos Arap akınları sonrasında terkedilmiş.

Şehre Kınık’tan çıkıldığında yolun sağında karşılaşılan ilk kalıntılar Helenistik kapıya aittir. Yolun solunda da da şehre büyük katkıları olan Roma imparatoru Vespasianus anısına yapılan kemer kalıntıları bulunmaktadır. Biraz ileride yolun sağındaki anıt kalıntıları ise, önemli bölümü 1841-42 yıllarında gemilerle İngiltere’ye götürülen muhteşem Nereidler anıtının kalan bölümüdür. Bu anıt şimdi restore edilerek British Museum 7. salonunda sergilenmektedir. Ve müzenin en çok ilgi gören salonlarından birini oluşturmaktadır.

Yolun solunda Helenistik sur kalıntıları geçip tiyatronun ve Xanthos’un simgesi sayılan Lykia mezar anıtıyla, kaya mezarları üzerindeki Harpyler anıtının bulunduğu Lykia akropolüne ulaşılıyor.  Anıt üzerindeki kabartmaların aslı İngiltere’ye götürüldüğü için şimdi görülenler onun alçı kopyalarıdır. Harpyler anıtı da British Museum’da sergilenmektedir.

Lykia akropolünde ayrıca agora ve Bizans bazilikası da vardır.
Akropole çıktığınızda çevreyi seyredin.
Ovaya hakim manzaranın bulunduğu tepede Lykia saray kalıntıları da var.
Xanthos’ta, yolun sağ tarafında ve Lykia akropolünün karşısında bir de Roma Akropolü var.
Roma akropolünde bir Bizans bazilikası, kaya mezarı ve Pillar anıtı ile aslanlı mezar kalıntıları görülebilir. Aslanlı mezarın kabartmaları taşınmış, yalnız kaidesi kalmış.

Xanthos yazıtı
Xanthos kazılarında ele geçen bir tablette yazılanlar Azra Erhat tarafından çevrilmiş. Xanthos’luların bağımsızlıklarına düşkünlüklerini ve istilacılarla yağmacılara karşı bitmeyen direnişlerini simgeliyor bu yazıt:

Evlerimizi mezar yaptık
Mezarlarımızı ev
Yıkıldı evlerimiz
Yağmalandı mezarlarımız
Dağların doruğuna çıktık
Toprağın altına girdik
Suların altında kaldık
Gelip buldular bizi
Yakıp yıktılar
Yağmaladılar bizi
Biz ki analarımızın, kadınlarımızın
Ve ölülerimizin uğruna
Biz ki onurumuz ve özgürlüğümüz uğruna
Toplu ölümleri yeğleyen bu toprağın insanları
Bir ateş bıraktık geride
Hiç sönmeyen ve sönmeyecek olan

 
 
 
 

Önceki Sayfa

Yazdır

Başa Dön